Nihayetinde Tanrı'nın hayal ürünüyüm.. / Eventually I'm a pigment of the God's imagination... (blessed trinity)

koturumkalem:

kimi zaman gölgeme saklanıyorum kendimden kaçarcasına
kimi zaman gölge oluyor ruhum, güneşe taparcasına.
Tanrı’nın lütfettiği acıları tuza yatırıp
olgunlaşırım bazen,
bazen yaralarımı koparıp
dönerim zahirimden ahirime…
.  101014   

koturumkalem:

kimi zaman gölgeme saklanıyorum kendimden kaçarcasına

kimi zaman gölge oluyor ruhum, güneşe taparcasına.

Tanrı’nın lütfettiği acıları tuza yatırıp

olgunlaşırım bazen,

bazen yaralarımı koparıp

dönerim zahirimden ahirime…

.
 101014   

o değil de, yaprak sarması olsaydı iyiydi!

o değil de, yaprak sarması olsaydı iyiydi!

tragedya:

“Geçenlerde gazetede okudum, birkaç öğretmen otuzlu yıllarda ülke çapında birçok okula dağıtılan bir anket bulmuş. Ülkenin değişik yerlerinden gönderilmiş, cevaplandırılmış, doldurulmuş anket formları. Karşılaştıkları en büyük sorunlar diye sınıfta konuşmak, koridorlarda koşmak gibi şeyler yazmışlar. Çiklet çiğneme. Ev ödevlerinde kopya. Bu tür şeyler.
Doldurulmamış anket formlarından birini çoğaltıp yine aynı okullara göndermişler. Kırk yıl sonra. Cevaplar gelmiş. Tecavüz, kundakçılık, cinayet. Uyuşturucu. İntihar. Bunu çok düşündüm. Çoğu zaman dünyanın gidişatı kötü filan dediğimde insanlar gülümseyip yaşlandığımı söylüyor bana. Yaşlanma göstergesiymiş.
Ama bana sorarsan insanların ırzına geçip öldürmekle çiklet çiğnemek arasında fark göremeyen bir insan benden çok daha kötü durumdadır. Kırk yıl o kadar uzun bir süre değil. Belki kırk yıl sonra bazıları uyanır. Çok geç olmamışsa.” 
Cormac McCarthy - ” İhtiyarlara Yer Yok ”

tragedya:

“Geçenlerde gazetede okudum, birkaç öğretmen otuzlu yıllarda ülke çapında birçok okula dağıtılan bir anket bulmuş. Ülkenin değişik yerlerinden gönderilmiş, cevaplandırılmış, doldurulmuş anket formları. Karşılaştıkları en büyük sorunlar diye sınıfta konuşmak, koridorlarda koşmak gibi şeyler yazmışlar. Çiklet çiğneme. Ev ödevlerinde kopya. Bu tür şeyler.

Doldurulmamış anket formlarından birini çoğaltıp yine aynı okullara göndermişler. Kırk yıl sonra. Cevaplar gelmiş. Tecavüz, kundakçılık, cinayet. Uyuşturucu. İntihar. Bunu çok düşündüm. Çoğu zaman dünyanın gidişatı kötü filan dediğimde insanlar gülümseyip yaşlandığımı söylüyor bana. Yaşlanma göstergesiymiş.

Ama bana sorarsan insanların ırzına geçip öldürmekle çiklet çiğnemek arasında fark göremeyen bir insan benden çok daha kötü durumdadır. Kırk yıl o kadar uzun bir süre değil. Belki kırk yıl sonra bazıları uyanır. Çok geç olmamışsa.” 

Cormac McCarthy - ” İhtiyarlara Yer Yok ”

Marsta iki tur atalım dedik. Cismimiz için çok erkenmiş bari ismimiz yer edinsin… Hadi bakalım kızım kaynaşacak birini bulursun belki oralarda..
-kivrimkivrimyollar

Marsta iki tur atalım dedik. Cismimiz için çok erkenmiş bari ismimiz yer edinsin… Hadi bakalım kızım kaynaşacak birini bulursun belki oralarda..

-kivrimkivrimyollar

İyi ki doğdun üstad!
…Ne demek yazmak? Yazmak, kendi düşünceleriyle ilgili bir belge ortaya koymak. Ne kadar ürkünç bir iş. Kafamın içinde belirsiz yaratıklar olarak yüzen ve sadece var olmalarıyla yetindiğim cisimciklerin resmini çizmek. Rüyaların resmini çizmek kadar güç. 
-Oğuz Atay / Tutunamayanlar (Syf: 510)
(photo by lycoris)

İyi ki doğdun üstad!

Ne demek yazmak? Yazmak, kendi düşünceleriyle ilgili bir belge ortaya koymak. Ne kadar ürkünç bir iş. Kafamın içinde belirsiz yaratıklar olarak yüzen ve sadece var olmalarıyla yetindiğim cisimciklerin resmini çizmek. Rüyaların resmini çizmek kadar güç.

-Oğuz Atay / Tutunamayanlar (Syf: 510)

(photo by lycoris)

Sonunda sustum, denize baka baka bir sigara tellendirdim.
-Albert Camus / Yabancı (Syf:58)
(original photo by p4chaotic222)

 

Sonunda sustum, denize baka baka bir sigara tellendirdim.

-Albert Camus / Yabancı (Syf:58)

(original photo by p4chaotic222)